"GENOCIDE", "HOLOCAUST", “MEDS
YEGHERN"ve "TYRANNICIDA"
sözcükleri hakkinda
POLAT
KAYA
Son günlerde hep tartişilan konulardan birisi "GENOCIDE"
and "HOLOCAUST"
ve “MEDS YEGHERN" sözcükleri ile tanimlanan “Büyük
Felaket” anlamli sözcükler olmuştur. http://www.hurriyet.com.tr/dunya/11508931.asp?gid=229
Haiklerce [http://en.wikipedia.org/wiki/Hayk#Etymology]
(sözde "Ermeniler" ki bu ad bir kavmin adi olmayip Dogu Anadoluda
eski bir
cografya adidir) bir hastalik
haline getirilen sözde "soykirim" iddiasi, asil kendi Ermeni
çetelerinin
Turklere
soykirim yapmiş
olduklari
halde, olaylari tersine çevirip, Turklere karşi
kurguladiklari bir şer atma ve iftira etme oyunudur. Bu
oyun
yalniz Ermenilerin
kendi başlarina üretip yürütmekte israr ettikleri bir
oyun olmayip
Aryan
siyaset ve din dünyasinin fikir ve iş birligi ile Türklere
karşi yürütülen
çok eski bir oyundur. Bu gibi oyunlar, gerçek
yüzlerini halka hiç bir zaman
göstermemiş Aryan din kuruluşlarinin yönlendirmesiyle
günümüze kadar
devam ede gelmiştir. Iddia edilen yapilmamiş "soykirim"
uyduruk oldugu
gibi onu
tanimlayan sözde Ermenice “Meds
Yeghern” degimi de
Türkçe bir sözden yapilmiş bir
sözcüktür.
Her sene 24 Nisanda Ermeniler
ve onlarin yandaşlari bir "soykirim" şamatasi tuttururlar ve çok
iyi
şekilde kurgulanmiş bir şantaj oyununu isitip isitip
yeniden Türkiyeye karşi
kullanirlar. Gerçekte
bir "göle maya çalma" oyunu olan
bu şantaj, "ya bir tutarsa" umudu ile, yani
Türkiye
yapilan baskilarin ve kandirmalarin (propagandalarin) altinda egilir
de bu temelsiz iddiayi kabul ederse, o zaman şantajcilar
oyunlarinin
hedeflerine ulaşmiş olacaklar ve Türkiyeyi
daha başka uyduruk iddialara hedef alabileceklerdir. Gizli oyunun
özeti budur!
Her defasinda Türkiye bunu
ciddiye alip habire
endişelenir ve Bati liderlerinden medet umarcasina onlara bel baglama
safliginda israr eder. Birisi çikip demez ki: "yahu
bizim tarihimizde
kara lekemiz yoktur ki onunla yüzleşmemiz gereksin! Bu
uyduruk
iddiayi tüm dünya politikacilari kabul etse bile, bizim bunu
kabullenmemiz söz
konusu olamaz. Bir yalani
gerçekmiş
gibi kabul edemeyiz. Kimse bize baski yapmaya kalkişmasin. Asil
Türklere soykirim yapanlar uzaktan yönlendirilen Ermeniler
olmuştur. Asil onlarin Türklere
hesap vermesi
gerekir!"
***
Bu yazida
"soykirim" kavrami ile ilgili “Genocide”, “holocaust” ve “Meds Yeghern” sözcüklerini
ve bunlara benzer bazi diger sözcükleri dilcilik yönünden gözden
geçirecegim.
Bu sözcükler "insan öldürme"
kavramini çesitli
kaliplarda tanimlayan
sözcüklerdir. Türk dünyasinin eşsiz dili Türkçeyi
binlerce senelerden
beri aşiran gezginci toplumlarin Türkçeden yaptiklari
sözcüklerdir. Bu Aryan sözcüklerinin yapilişinda kullanilmiş
"kaynak
Türkçe tanimlamalarin" bilinmesinde yarar vardir.
Bu sözcükler
Türkçeden "kirip yeniden dizme"
(anagram
yapma) yollu yapildiklarindan, onlarin temel dil
kimligini sözcükleri deşifre ederek görebiliriz.
GENOCIDE
sözcügündeki "CIDE" eki: 1. Latince -CIDA
"öldüren"
anlamli olup bu sozun kökü CAEDERE ("öldürmek"
anlamli)
söz oldugu soylenir; 2. yine Latince -CIDIUM "bogazlama,
kesme,
kiyma" anlamli olup bu sözün kökü de yine
Latince
CAEDERE
sözü oldugu söylenir, [Encyclopaedia Britannica,
"Standard
Dictionary of the English Language", 1963, p. 239].
Latince CAEDERE sözcügü
harf-be-harf "CEAEDER" şeklinde deşifre edilip incelendiginde
sözün aslinin Türkçe "KIYIDIR" (kesidir,
öldürmedir)
anlamli söz oldugu görülür. Burada kullanilmiş olan
E harfleri
I harfinin yozlaştirilmiş şeklidir. Bu Türkçe deyim
"Latinceleştirilmiştir".
Latince CIDA veya CIDE
sözcügü Türkçe
"KIYDI" (kesdi, öldürdü) anlamli
sözcügün
Latinleştirilmiş şeklidir.
Latince CIDIUM sözcügü
"CIUDIM",
U = Y = V harfi, şeklinde deşifre edilip incelendiginde
sözün aslinin
Türkçe "KIYDIM" (öldürdüm, dogradim)
anlamli söz oldugu görülür.
Bunlarin
hepsine kaynak Türkçenin "KIYMAK"
fiilidir. Bu
açiklamalar, "Latince" diye tanitilan bu sözcüklerin "anagram" yapma
yoluyla Romalilar
zamanindan da önce dünyada yaygin bir şekilde her yerde
konuşulan
Türkçeden aşirilmiş
sözlerden yapilmiş oldugunun delili ve
isbatidir. Bati bu gerçegi bildigi halde onu yine
bîlinçli şekilde
inkar etmekte ve dünyayi kandirmaktadir.
***
Bu bilginin işiginda, Ingilizce GENOCIDE
sözcügü "GENO-CIDE" şeklinde
ayrilip incelendiginde, ifadenin Türkçe
"CENE KIYDI" (CANA KIYDI) degimi oldugunu
görürüz.
Burada "GEN" şeklinde gösterilmiş olan sözcük
aslinda
Türkçenin CAN (yahut geçmiste CEN,
insan cani, yaşiyan
varlik) şeklinde bilinen
sözcügüdür. Böylece, GENOCIDE
"bir insanin başkasini
öldürmesi"
anlamlidir.
Bu toplu bir öldürme olayinin tanimlamasi degildir. "toplu
kiyim"
yahut "toplu soykirim" olabilmesi için "ÇOK
CANA
KIYDI" şeklinde bir deyim olmasi gerekirdi. Bu
sözcügün temelinde "çok"
veya benzeri Türkçe kelime
yoktur. Belli ki bu tanimlamayi "soykirim"
anlamli yapanlar kavramin
anlamini diledikleri şekilde degiştirmişlerdir. Bu Türkçe metin
Türkçeden yozlaştirilarak "Ingilizceleştirilmiş" ve
anlami da
Türkçeden uzaklaştirilmiştir.
Türkçede kullanilan "SOYKIRIM" ifadesi "GENOCIDE"
kelimesine atfedilen anlamin
tercümesidir.
Buna ragmen dikkat edilmelidir ki "CANA
KIYDI" Türkçe degimi, "GENOCIDE"
kelimesinin Türkçeye tercümesi
olmayip
- bu Ingilizce kelimenin yapilişinda kullanilmiş olan kaynak
Türkçe
metindir.
Yani bu Ingilizce kelimenin asli Türkçeden çalinmiş
ve degiştirilmiş
bir
degimdir. Bu
açiklama da "Ingilizce" diye
bilinen bu sözcügün "anagram" yapma
yoluyla Türkçeden çalinmis söz ve
sözcükleri degiştirme hilesiyle, Türkçeden yapilmiş
oldugunun delili ve
isbatidir. "Anagram" yapma başka bir deyimi ile, bir nevi sözde "dil mühendisligi"
oyunudur.
***
HOLOCAUST sözcügü daha
başka yapida
bir Türkçe deyimden yapilmiştir. HOLOCAUST
sözcügü "OLO-CASHTU"
,
C = K ve H = I, şeklinde deşifre edilip yeniden dizildiginde, HOLOCAUST
sözcügünün aslinin
Türkçe "ULU
KESIDÜ" yani "büyük
kesidi, büyük kirimdi, büyük kiyimdi"
anlamli bir Türkçe degim oldugunu
görüyoruz. Bu
açiklama da HOLOCAUST sözcügünün
Türkçeden "anagram" yapma
yoluyla yapilmiş oldugunun isbatidir. Böylece bu Ingilizce
sözcük te
asli Türkçe olan ve Türkçeden yapilmiş yapay
bir sözcüktür. Dikkat
edilmelidir ki "Ulu Kesidü" ve "Büyük Felaket"
tanimlamalari birbirine çok benzemektedir. Tanimlamanin
büyüklügünü
gösteren ULU sözcügü KESIDÜ
(KESIDI) sözcügünün başina getirilmiş ve
kesme olayinin büyüklügü ifade edilmiştir. GENOCIDE
sözunde buna benzer bir sifat yoktur.
Bu sözcükteki sessiz H harfi sahte bir harf olup
yerine göre H, I ve E harflerinin yerini alabiliyor. H harfi
ayni
zamanda "sessiz" bir ünsüzdür.
Harfin bu çok
kimliligi Greek
alfabesinin kaypakligindan (iki yüzlü ve/veya çok
yüzlü) oluşundan
kaynaklanir. Greek (Rum) alfabesinin bir sürü
çok
kimlikli
ve kaypak harflerle donatilmiş olmasinin maksadi Grek dilinin
Türkçeden
yapiminda kullanilan Türkçe sözcük ve deyimleri
taninmaz şekilde
gizlemek içindir. Bütün Avrupa "dilleri" bu
gizli hileden
yararlanmiştir.
Rumlarin çok eskilerden beri Turan medeniyetinden
yaptigi dil ve medeniyet hirsizligini diger Aryanlar da aynen
tekraralamişlardir. Bati dilcileri
Türkçe sözcük ve sözleri kirip yeniden
düzenleme yoluyla
kendilerine diller ve o dillere de sayisiz
sözcükler türetmişlerdir.
***
Ermeniceye atfedilen "MEDS
YEGHERN" de
aslinda Türkçe bir
tanimlamadan
yapilmiş ve Türkçeden yabancilaştirilmiş bir
sözdür. "MEDS
YEGHERN" degimi harf-be-harf "SEYMH-GERDEN"
şeklinde deşifre edilip yeniden incelendiginde, ifadenin
Türkçe "SAYIMI GIRDIN" yahut
"SOYUMI GIRDIN" anlamli
bir degimin
degiştirilmesi ile yapilmiş oldugunu
görüyoruz. Bir
başka degimle,
Türkçe "SAYIMI KIRDIN" yahut "SOYUMI
GIRDIN" tanimlamasi
kirilip yeniden dizilerek ve bazi harflerinde degişimi ile "MEDS YEGHERN" şekline
sokulmuş ve "Ermenileştirilmiştir".
Sözde "Ermeni" dili için
Türkçeden
sözcük üretenler bu tanimlamaya "Büyük
Felaket" anlamini
da vermişler. Böylece bu açiklamamiz da
"Ermenice" diye halka tanitilan MEDS
YEGHERN sözünün
de Türkçeden "anagram" yapma
yoluyla yapilmiş oldugunun isbatidir.
Bununla beraber kaynak metinde SAYI yahut SOYU
Türkçe
sözlerden hangisinin kullanildigi tam belirli degildir. Zira, "SAYIMI KIRDIN" ve "SOYUMI
GIRDIN" sözleri birbirinden farkli
kavramlari tanimlar.
Bütün bunlardan görülüyor ki Aryan
Avrupalinin gizli dil kuruluşlari her
yeni
durumu Türkçe sözlerle tanimladiktan sonra onu
degiştirerek yeni bir
"KIRIK" kaliba
sokmaktadirlar ve böylece Türkçe sözlerden
sayisiz sözcükler
türetmektedirler. Bu şekilde
kullanilan Türkçe dilin sözleri Aryanlar ve Samiler
için tarihte eşi
görülmemiş bir servet ve kimlik üretme kaynagi olmuştur.
***
Yukaridaki
açiklamalarimizin
dogrulugunu daha da pekiştirmek için, Ingilizceden çok
daha eski bir dil
olan
"Latincede" birisinin
öldürüldügünü anlatan
sözcükler arasinda, Türkçeden
"anagram
yapma yollu" yapilmiş bir
kaç sözcük örnegini daha görelim:
Latince sözlüklerde
verilen MATRICIDE
ve MATRICIDIUM (slaying
of mother by her son) yani oglunun annesini
öldürmesi, PATRICIDA
(one
who murders his father) yani birisinin babasini
öldürmesi
anlamlidir.
Latince
MATRICIDE degimi "MATER-CIDI", C
= K, seklinde incelendiginde sözcügün
aslinin
Türkçe
"aNATIR-KIYDI" (ANASINI KIYDI,
ANAYI KIYDI)) anlamli
degim
oldugu görülür. Bu sözcügün
yapilisinda, Türkçe metindeki N
harfi M
harfi ile degiştirilmiştir. Zaten "MATER" (MOTHER)
sözcügü de
Türkçe
"ANADIR" sözünden yapilmiş bir
sözcüktür.
***
Latince
MATRICIDIUM
("anayi öldürme"
anlamli)
degimi harf-be-harf "MATIR-CIIDUM",
C = K,
seklinde dizilip Türkçe okundugunda sözcügün
aslinin Türkçe "ANADIR KIYDIM" (ANAMDIR
KIYDIM) anlamli
sözünden
yapilmiş oldugu görülür.
***
Latince PATRICIDA
degimi "APATR-CIDI",
C = K,
seklinde dizilip Türkçe okundugunda sözcügün
aslinin "APADIR KIYDI"
(babadir kiydi, babasini kiydi, babasini
öldürdü) anlamli
degimden
yapilmiş oldugu görülür.
***
Ingilizce SUICIDE (Latince SUICIDIUM), yani insanin kendi kendini
öldürmesi anlaminda olan bir sözcük, SUICIDE
adi "USE
CIDI" şeklinde dizilip
incelendiginde aslinin Türkçe
"ÖZE KIYDI" (özüne kiydi, kendine kiydi, canina kiydi) anlamli degim oldugu görülüyor.
Bunu Latince SUICIDIUM
sözünde de görüyoruz.
Latince SUICIDIUM
sözcügü
"USUMI-CIDI"
şeklinde dizilip
incelendiginde aslinin Türkçe "ÖZÜME
KIYDIM" yahut "ÖZÜNE
KIYDI" anlamli degim oldugu görülüyor.
***
Son
olarak Rumca GENOKTONIA, (genocide) anlamli
sözcük, "O-GANE-KITON"
seklinde
dizilip Türkçe okundugunda sözcügün
aslinin "O CANA
KIYTUN" yahut ta "O CANI KIYDUN" degimi oldugunu
görüyoruz. Grek alfabesinde
üçüncü harf "gamma"
harfidir ki
C harfi yerine oldugu gibi G seklinde de yazilip hem G ve Y
seklinde
degerlendirilen
çok kimlikli bir harfdir.
Bu konu ile ilgili şu yaziya da bakilmalidir. http://www.storm.ca/~cm-tntr/cide.html
***
Son olarak "Latincede" Türkçeden "anagram
yapma yollu" yapilmiş ve sözde "zalim bir idarecinin
öldürülmesi " ile ilgili bazi sözcüklerin
temel tanimlamalarinin bilinmesi de çok önemlidir
görüşündeyim.
Latincede TYRANNICIDA
(TYRANNICIDAE)
şeklinde bir
sözcük vardir
ve güya
"tyrant"
yani "diktator"
(despot, zalim) bir kiralin yahut idarecinin
öldürülmesini ve
böyle zalim birisini öldüreni tanimlar.
TYRANNICIDAE sözcügü "TANREA-CIYDIN" ,
C = K, şeklinde deşifre edilip Türkçe
olarak
okundugunda, bu
sözcügün aslinin
Türkçe "TANRIYA
KIYDIN" (TANRIYI ¨ÖLDÜRDÜN, HAKANI ÖLDÜRDÜN, KIRALI
ÖLDÜRDÜN) tanimlamasi oldugu görülür.
Bir bakima bu Romanlar, Rumlar ve de diger gezgincilerce hem GÖK TANRIYI ve hem de onun inanç yeri
olan TURANI
ve Turan medeniyetini "karalama" ve "yok etme"
maksatlidir.
Eskiden HAKAN, PIR-O (PERU, FIRAVUN) ve KIRAL gibi ülke başi
olanlar,
kendilerini
"TANRIYA" benzeterek hem kendilerini halkin gözünde
kutsallaştirirlardi ve hem
de
sorgusuz "Tanri" gücüne sahip olduklarini ilan
ederlerdi. Bu
halleriyle ve günümüz anlaminda bir "diktatör"
(despot) durumunda
idiler. Agizlarindan çikan her söz bir buyruk idi ve yerine
getirilmeliydi. Bu durumda olanlarin bazilari bu güclerini
kötüye
kullanmiş ve halka eziyet etmiştir. Ilginçtir ki
gününümüzde de bu
durum pek farkli degildir. Zira, seçim yolu ile ülke başina
gelenlerin arasinda hem yerel halka ve hem de dünya halkina
"diktatörce" davrananlar da pek az degildir.
Bununla
beraber, eski zamanin hakanlari hem ülke gücünü ve
hem de
"TANRI" korkusuyla ve de olasilikla
kendi karakterleri geregi "adaleti"
temsil
ederlerdi. Bu sebeple
denebilir ki geçmişte pek çok adil hükümdarlar
olmuş ve uzun yillar
ülkelerine adilce hizmet
etmişlerdir. Her hangi bir kiral her hangi bir sebeple
öldürüldügünde,
onun öldürülmesi "tanri" gibi davranan birisini
öldürme anlamli
oluyor. Bununla
beraber, TYRANNICIDAE
sözcügünün asil hedefi, bir diktatörü
öldürmekten ziyade, aslinda çok
eski bir dünya medeniyeti olan TURAN medeniyetinin
ve o medeniyeti yaratan Turanlilarin yok edilmesiyle ilgilidir.
Bu
hedef ise bilinçli şekilde kelimeye atfedilen anlam sayesinde
gizlenmiştir.
Grekce TURANNOS ve Latince TYRANNUS
ve
TYRANNI (Ingilizce
olarak: "tyrant; despot; monarch, absolute ruler;
king, prince"),
yani "diktatör; despot;
hükümdar, hiç bir sorguya bagimli olmayan idareci;
kiral, prens"
anlamlariyla tanimlaniyor. Ilginçtir ki TYRANNUS
(TURANNOS)
sözcügü "TANRYSUN" şeklinde deşifre edilip
incelendiginde
sözün aslinin Türkçe "TANRUSUN", yani "ALLAHSIN"
anlamli
degimi oldugu görülüyor. Bu tanimlama, her hangi bir
topluma ve/veya
kuruma BAŞ olan kişiyi, kendisine verilen tüm yekilerin
işiginda diktatör olsun veya olmasin, tanimlar.
Ayrica, TYRANNUS
(TURANNOS) sözcügü "TYRANSUN" şeklinde
deşifre edilip
incelendiginde
sözün aslinin Türkçe "TURANSUN" degimi oldugu görülüyor. Bu tanimlama
da TURAN
adinin tanimlamasidir. Çok iyi bilinir ki TANRU ve
TURAN
sözleri Turanli Tur/Türk/Oguz insaninin dili olan
Türkçeye ait
sözlerdir ve de Turanlilara ait medeniyetin simgeleridir.
Böylece,
Latince TYRANNUS ve de Greekce
TYRANNOS sözcüklerinin
asli inkar edilemiyecek şekilde Türkçedir.
Elbette ki "TANRI" diye adlandirilan
kavramlarda Tanri
öldürülemez. Fakat eski Turan dünyasinin TANRI
kavramli dininde, bu kavram ona inananlarin fikir ve zikirlerinden
eziyet yapma zoruyla ve
sinsi
yollarla
silindigi takdirde, bu olay
Tanri dini
kavraminin
"öldürülmesi" anlamina gelir. Eski çaglarda binlerce sene süre ile
Turan dünyasinin
Gök-Tanri, Gün-Tanri ve Ay-Tanri kavramli
din
anlayişi dünya çapinda izlenen yaygin bir din idi.
Böylece, "TANRIYA
KIYMAK", bir
anlaminda "TURANLIYA KIYMAK" (Turanliyi ve Turan medeniyetini
yok etmek) ile eş anlamindadir.
Latince TYRANNICIDAE sözcügüne verilen "bir despotu
öldürmek"
anlami
yanilticidir ve asil gerçegi
gizleyicidir. Sözcügün
asil anlami, gerçekte çok eskilerden beri Avrupanin yerli halki olan
TURANLILARA
Aryan ve Hiristiyan dünyasinca yapilan soykirimin adidir. Bunu aşagida başka bir sözcükte daha
açik olarak görecegiz.
Bu bilgi işiginda, TYRANNICIDE
sözünü bir daha "TYRANNI-CIDE",
C= K, Y = U, şeklinde deşifre
edip inceledigimizde, ifadenin Türkçe
"TURANNI KIYDI"
yani "Turanli kiydi, Turanliyi öldürdü, Turanliya
kirim
yapti" anlamli bir Türkçe
degim
oldugunu
görüyoruz. Anlaşildigi üzere, bu tanimlamada, Turanlilar
bir kirimin
hedefi olmuşlardir. Belli ki "Turanni kiydi"
degimi
tarihin derinliklerinden beri Türk dünyasina gezginci
gruplarca her firsatta tatbik
edilen soykirimlarin adidir. Ve yine belli ki tarihte hep
adaletli ve
hoş görülü davranan Turan dünyasinin Tur/Türk/Oguz
insanilari her firsatta kendileri
soykirima ugramişlardir. Buna ragmen bu olaylari Türkler bilmez
olmuşlar ve de anilarindan silmişler yahut sildirilmişlerdir. Bu durumu
daha iyi anlamak için birazda Greek (Rum) kaynakli
söizcüklere bakalim.
***
Greekçe sözcük TURANNOKTONIA (tyrannicide)
anlamli olarak verilen bir sözcüktür, [Divry's
English-Greek and Greek-
English Dictionary, 1988, p. 714]. Ve bunun gibi olan Grekce TURANNIA
sözcügü de Ingilizce "tyranni"
(zalim) ve "torture" (eziyet etme)
olarak tanimlaniyor.
Önce şunu belirtmek gerekir ki ne oldugu bilinmeyen bir
sözcügü yine ayni sözcük
ile tanimlamak tanimlama sayilamaz. Böyle bir tanimlama olsa olsa
tanimlanmasi gereken sözcügün kimliginin
bilinçli olarak "gizli" kalmasini saglamak içindir. Yani bir
kelime
oyunudur. TURANNIA sözcügüne
"TYRANNI" denmesi bu anlamsizligin ifadesidir. Burada ki hile "turanni"
(turanli) sözünü "eziyet
etme" (torture)
kavrami ile eşdeger kilmak ve Turanliyi bilincli şekilde "karalamak"
oyunudur. Günümüzde Türkiyeye "soykirim"
suç ve
iftirasinin
yapilmasi da karalama oyununun başka bir şeklidir. Bu hile, "karaya"
(SETI) ve Yele Tanri olarak inananlarin, Turana, Tanriya
ve Turan
insanina devamli şekilde suç atma arzusunun durmak bilmeksizin
devam
eden göstergesidir. Başka bir degimle, KARA'nin AK
ile çatişmasi ve çarpişmasidir.
Grekce TURANNOKTONIA sözünü "AN-TANRUO-KITON",
şeklinde deşifre
edip inceledigimizde, ifadenin Türkçe "AN TANRUYU KIYTUN" (GÖK TANRIYI ÖLDÜRDÜN) anlamli söz oldugunu
görüyoruz. Bu da Türkçeden
hirsizlama yollu yapilmiş bu Rum kelimesinin ne sebeple yapilmiş
oldugunu açikca tanimlamaktadir. Yine ayni kelimeyi şu
şekillerde de deşifre edebiliriz:
Grekce TURANNOKTONIA sözünü "O-TANRU-KANI-TONIN" veya "O-TANRU-NANI-TOKIN" şeklinde deşifre
edip inceledigimizde, ifadenin Türkçe "O TANRU KANI
TÖKIN" oldugunu görüyoruz.
Aslinda bu Türkçe tanimlama iki anlamda okunabilir:
a) "O TANRU KANI TÖKIN" anlami oluyor ki bu da, zalim olsun veya olmasin, "bir
kirali, bir hakani öldürün" anlamli emir
sözü oldugu gibi, ayrica "TANRI
kavramina inananlarin kanini dökün" anlamli bir
emirdir de!
b) "O TANRU KANI
TÖKEN" anlami oluyor
ki bu da, zalim olsun veya olmasin, "bir
kirali, bir hakani öldüren" kişiyi tanimlar. Bununla
birlikte,
bu söz "TANRI kavramina
inananlarin kanini döken" kimseleri de tanimlayabilen bir
sözdür.
Grekce TURANNOKTONIA
sözü "TURAN-KANI-TONIN-O" veya "TURAN-NANI-TOKIN-O" şeklinde deşifre
edilip incelendiginde, ifadenin Türkçe "TURAN KANI TOKIN" şeklinde bir ifade oldugunu görüyoruz. Bu Türkçe tanimlama da iki anlamda okunabilir:
a) "TURAN-KANI-TÖKIN" anlaminda "bir
Turanliyi öldürün"
genel emrinin ve de izninin ta kendisidir.
Bu Turanlilara soykirim yapmayi emir etmenin ve izin vermenin kesin
delilidir. Bu da gösteriyor ki, Turanlilar, kendi dinleri yok
edilip
başka bir dine girmege zorlanirken soykirima da ugramişlardir.
b) "TURAN-KANI-TÖKEN"
anlaminda, Turanli zalim olsun
veya olmasin, yargisiz "bir
Turanliyi öldüren" kişiyi tanimlayan bir
sözdür.
Böylece bu sözde "Rumca" kelimenin
gerçek anlaminin ne oldugu açikca tanimlamaktadir.
***
Bir ayri Grekçe sözcük te TURANNOKTONOS
(a
tyrannicide)
anlamli, yani sözde "bir zalimi öldürme olayi"
anlamli
olarak verilen bir sözcüktür, [Divry's English-Greek and
Greek-
English Dictionary, 1988, p. 714].
Ayni sözcügün Latincesi TYRANNOCTONUS şeklinde
verilmektedir ki bu sefer sözcük "bir zalim idareciyi
öldüren"
anlamlidir, [Cassell's Compact Latin-English and
English-Latin Dictionary", 1962, p. 259].
TURANNOKTONOS
sözünü "TURAN-KON-SONTO" şeklinde deşifre
edip inceledigimizde, ifadenin Türkçe "TURAN KÜNÜ
SÖNTÜ" anlaminda
oldugunu görüyoruz. Bu tanimlama iki
anlamda okunabilir:
a) "TURAN-KÜNÜ-SÖNTÜ" ("TURAN KÜNEŞÜ SÖNTÜ")
anlamli Türkçe ifade oluyor ki bu da "eski
Turan
güneş dininin söndürüldügünü"
anlatan bir degimdir. Böylece, geçmişi onbinleri aşkin eski
Turan
dünyasinin güneşi, dili, dini ve medeniyeti sönmüş
yahut söndürülmüştür
anlamli bir sözdür.
b) "TURAN-KÜNÜ-SÖNTÜ"
("TURAN GÜNLERI SÖNDÜ ) anlamli
Türkçe ifade oluyor ki bu da "eski Turan
medeniyetinin
dünyaya hükümran oldugu günlerin
söndügünü veya
söndürüldügünü" anlatan bir
degimdir.
Bütün
bu açiklamalar gösteriyor ki eski çaglarin
dünya dili Türkçe idi. Eski
Turanin Güneş Dini ve bu dine
dayanan Turan Güneş medeniyeti (aydinlik, bilgi, us, yazi, okul ve
akil
ile egitim, hoşgörü medeniyeti gibi) bir takim dinci
geçinen kara donlu
Aryan
din oyunbazlari tarafindan yapilan bir sürü fitne fesat
oyunlari
sonunda
yikilmiş ve onun yerine YEL ve SETI (Kara) inancina sahip dinler
türetilmiştir. Bu dinlerin kuruculari elbirligi ile Turan
medeniyetini
tarihten silmişler ve Turanli toplumlarin adlarini da başkalştirarak
Tur/Türk/Oguz insanini taninmaz adlar altinda anmişlardir. Ve de
karşilarina çikan her Türkçe sözü
degiştirerek Helenleştirmişler,
Romanlaştirmişlar ve Samileştirmişlerdir. Böylece
Türkçeden yeni diller
üretilmiş ve normalde Türkçe ile birbirlerini anlayan
insanlar bir daha
da birbirlerini kolaylikla anlamaz olmuşlardir.
Ayrica belli ki maksat TURAN Türkünün
TANRI kavramli medeniyetini yok edip tarihten silmek ve ele
geçirilen
medeniyeti de "ARYAN" medeniyeti adiyla kendine mal etmek istegidir.
Papaz dinciler tarihin en uzun ömürlü ve eşi
görülmemiş muhteşem bir
Turan medeniyeti olan eski MISIR (MASAR) medeniyetini içinden
yikarak
ele geçirdikten sonra adini dahi "çingene,
gezginci"
anlamli "EGYPT" adi ile degiştirerek kendilerine mal
etmişlerdir. Ayni oyun eski "Babilonyada" Samiler tarafindan
yapilmiş
ve Türk-Sümer medeniyeti gezginci Babilonyalilara mal
edilmiştir. Bu
da gösteriyor ki kara giysili "kilise" dünyasinin ezelden
beri
hedefi Turan dünyasini yok etmek ve kurulmuş bir dünyayi ele
geçirerek
sahiplenmektir.
Başlarina kapkara örtü giyen bir din kurumunun izleyicileri
olan "kara-ayci" HAIKlarin (HAY, AY) Türkiyeyi "soykirim" şantajina
hedef almalari da yine ayni sistemin başka bir
görüntüsüdür.
***
Aslinda
Avrupanin
yerli halki, Aryanlardan
binlerce sene önce Orta Asyadan gelip yerleşmiş Turanli Tur/Türk/Oguz
insani
idi. TYRANNICIDE
sözücügü Avrupaya çok sonradan
gelip
yerleşen Aryan gruplarca
Turan
medeniyetini yikmak ve eski
Avrupa cografyasini
Turanli Tur/Türk/Oguz insanindan temizlemek için girişilen
yikim ve
kirim işlemlerini temsil eden bir
sözcüktür.
Avrupaya sonradan gelen
gezginci Aryanlarin hile ve kiyimina ugrayan eski çaglarin
Turanlilarina örnek olarak, yukarida da belirttigim gibi, eski
Misir,
Sümer, Orta Dogudaki Turanlilar,
Anadolunun, Balkanlarin ve Akdeniz
bölgesinin Turanlilari
verilebilir. Bunlardan birisi de
ETRÜSKLER olmuştur.
Latince TYRRHENI ve TYRRHENIORUM
sözcükleri ETRÜSKLERI
tanimlayan adlardir, [Cassell's compact, 1962, p. 259].
Etrüskler "ROMA" bölgesini de içine alan ve "LATIUM"
diye adlandirilan
bölgenin kuzeyinde yaşayan halklar olarak tanimlaniyor.
Halbuki Etrüskler ve onlarin Turanli soydaşlari
"Latium" bölgesinde de yaşiyorlardi ve ROMA şehrini ilkin "KIZIL
ALMA"
adi ile kuran Etrüskler ve diger Turanlilardir. Avrupalilar
Etrüsklerin Türk kimligini
bilinçli şekilde inkar ederler. Çünkü
Etrüsklerin, hem soykirim yollu ve
hem de zorbalik altinda eritme yollu, Avrupa cografyasindan silinmesini
gezginci Aryanlar (Rumlar, Romanlar ve Kilise kuruluşlari)
gerçekleştirmişlerdir.
ETRÜSKLERI
tanimlayan
Latince TYRRHENIORUM sözcügü harf-be-harf:
a) "TURON-ERIYHM-R", H = I veya E, şeklinde
deşifre edilip
incelendiginde
onun aslinin Türkçe "TURAN ERIYEM" (TURANLIYAM,
TUR/TURK/OGUZ
ERIYEM) oldugunu görüyoruz.
b) "TONRU-ERIYHM-R", H = I
veya E,
şeklinde deşifre edilip incelendiginde onun
aslinin Türkçe "TANRU ERIYEM" (TANRI BILEN EREM, TANRI
BILEN
TUR/TURK/OGUZ ERIYEM) oldugunu görüyoruz. Bu
tanimlamalar Etrüsklerin Turanli ve Tur/Türk/Oguz erleri
(insani) olduklarini, Tanri kavramina inandiklarini kesin şekilde
tanimlar. Zaten ETRÜSK adi
içinde dahi TÜRK ve TÜRKSE /
TÜRKCE sözcüklerini de bulmaktayiz. Bu da onlarin
Türklügünü kesin bir şekilde
göstermektedir.
"ETRÜSKLER" anlamli Latince
TYRRHENI
sözcügü de TYRRHENIORUM
sözcügünün kesilmiş ön
kismidir. Bu haliyle Etrüsk Türklerinin kimligi
silinmiş yerine ne
idügü belirsiz, tanimlanamiyan bir ad getirilmiştir. Bu
hileye
dayanarak ta Etrüsklerin kim ve kimlerden oldugunun bilinmedigi
oyunbazligi ortaya atilarak dünya kandirilmiştir. Ne yazik
ki dünya da
bu hileyi söylendigi şekliyle yutmuştur!
Bu
şekilde eski Turan ve Tanri dünyasi bilinçli şekilde
tarihten silinmiş
oldugu gibi günümüzdeki Turan dünyasi da ayni
maksada hedef
alinmaktadir. Bu da ARYAN dünyasinin TURAN
dünyasina karşi
ezeldenberi süre gelen "KARA" (KARALAMA) maksadinin inkar edilemez
göstergesidir.
***
Bu
açiklamalarla Avrupa dillerine ait sözcüklerin
içinde Türkçe
tanimlamalari bulmamiz tesadüflerin yahut benzetmelerin neticesi
degildir; tersine, geçmişte gizlice degiştirilen
Türkçe metinlerin
harfleri ve anlami yeni
üretilen sözcüklerin içinde sakli kaldigi
için, kaynak Türkçe metni bulup
yeniden gün işigina çikarmanin neticesidir.
Bütün bu açiklamalardan
görülüyor ki "Avrupai" dillerin
sözcükleri olarak bilinen bu sözcükler temelinde
hep Türkçe deyimlerden
yapilmişlardir. Ad degiştirme icadiyla aşirilan yalniz
Türkçe olmamiş,
pek çok Türk toplumlarinin dilleri, dini ve Türk
kimlikleri de bilinçli
şekilde degiştirilerek Türklükten uzaklaştirilmiştir.
Anlaşilan şudur ki Aryanlar
tarihte binlerce seneden beri Türk dünyasina karşi olmuş, her
firsatta
Türk toplumlarini tarihten silmiş ve de Türk dilini
kaçirip kendine dil
yapmiş "kara" bir sistemin izleyicileri olmuşlar. Günümüzde
de Türkleri
karalamak
niyetiyle Türklere
sözde "soykirim" iftirasinda bulunmalari ve devamli
şekilde şantaj
yapmalari onlar için pek zor
bir iş olmasa gerek.
Zira bu gibi davranişlar, toplumlar arasinda devamli geçimsizlik
yaratmak için, Avrupai siyasi ve din kuruluşlarinca
artik dinsel bir adet haline
getirilmiş!
Selam ve sevgi ile sunulur,
Polat Kaya
05/05/2009
.